Köşe's profileKöşe Yazarları Spaces'iBlogLists Tools Help

Blog


    June 23

    Yitiyoruz...

     

    parkta oyun.jpg


    Bir reklam çıktı bugün televizyon izlerken..
    Slogan aynen şu:
    "eğlenirken,konuşurken,tatildeyken..bilgisayarım,xxx benimle..."

    bi kaç saniye boş gözlerle baktım televizyon hatırlıyorum.

    Sonra bir anda tepem attı..Ne demektir bu?

    -insanlar önünde bir fincan acı türk kahvesi eşliğinde konuşur..


    -insanlar elinde birasıyla bağıra çağıra maç izlerken eğlenir..

    -insanlar deniz kenarında bir şezlongda uzanarak,suyun sesini dinleyerek tatil yapar.


    insanlar eski,memleket kokulu yaz günlerini,kış gecelerini,
    "hayatımızı kolaylaştıryor"etiketi altında cebren ve hileyle sindirdikleri teknoloji yüzünden kaybettiler.

    ne acı..
    bunları söylemek için ben bile gençken..
    bunları benim de hissetmem ne acı..

    Daha bi kaç gün önce muhabetti oldu hatta..Herkes bir bilet istiyor bu aralar..
    tek kişilik..
    sadece gidiş..
    çocukluğun saflığına..

    Eskiden..Ne kadar güzeldi,eskiden..Daha az teknolojik,ama daha huzurlu eskiler..Yaz günleri,akşam yemeği hazır olup,annem eve çağırana kadar deli gibi oyun oynardım..
    ip atlardım,yakar top oynardım..
    sonra bakkaldan ekmeği alır eve giderdim..
    arkamdan ordu kovalar gibi yemeğimi yer,tekrar aşağı inerdim..

    koşardık,terlerdik,kirlenirdik,düşerdik..kanardık..üstümüz nevruz akşamları is kokardı ama;
    hiç birimiz şikayet etmezdik..

    şimdi cep telefonuma gelen lanet çaldır-kapat'lar yerine,ıslıkla çağırırdık birbirmizi...
    deli gibi koşardık ya..geberircesine..
    ne kadar özgür adımlar atardık,elimizde bu kadar özgürlük yokken..

    her akşam torba torba çiğdem çitlerdik,elimiz dudağımız tuz olur yanardı,biz gülerdik,kim bilir nelere..

    deli gibi pedal çevirirdik,ama geri salmazlar diye,eve su içmeye bile çıkmazdık..Sonra da yorgunluktan eve çıkar çıkmaz sızardık,gece eserken hafiften..

    kimsenin mail derdi yoktu,aşk mektupları,notları vardı,posta kutumuza,defter aramıza konan,gizliden..

    online-offline olma,simley ekleme,msn'de olma(!),chat yapma değil de;
    ip atlama,top atma ,oyun oynama,izin alma tamlamaları mevcuttu lûgatımızda..

    biz toprağa ayak basar,sinirmizi,enerjimizi boşlatırdık..
    şimdi tam tersi..

    çocuklar bilgisayar başında sürekli..
    sürekli yükleniyorlar..negatif..

    internette ki her oyunu biliyorlar,ama oyun oynamayı bilmiyorlar..
    şimdiki çocuklar,çocuk olmayı bilmeden büyüyorlar..
    yazık...

    koşmayı öğrenemeden düşücekler,
    şımarıklıklarından döktükleri yalancı gözyaşları,canları gerçekten acıdığında sel olucak..

    yazık..

    ne kaçırdıklarını asla bilemiyecekler..

    her nesil,daha berbat büyüycek..

    bizler;
    başka şehirlerdeki yakınlarımızın sesini duymak için telefonda beklenen on dakikanın heycanını,sabredip hasret gidermenin güzeliğini,

    akşamları yemek sonrası televizyon başına geçip pineklemek yerine üç beş parça kekle,komşuya çaya gitme devrini kaçırdık..

    onlarsa,gözlerini boyayan teknoloji yüzünden,çocukluklarını kaybediyorlar..

    bir diğer nesli..düşünmek bile,
    içimi parçalıyor..

    June 05

    Elimizde Değil...

    Nerden nasıl geldiğini anlayamaz insan.Bir varmış bir yokmuş dediklerinden olur.Görür görmez aklını alır insanın.Metabolizmayı alt üst eder geldiğinde..

    Hepimiz en az birer kez yaşamışızdır aşkı...
    kimimiz sadece hayatta bir kez,der onun için ama,aşk kimlerin kapısını kaç kez çalacağına kendi karar veriyor sanırım.

    "bir senin gözler beni anlar elimde değil.."

    Öyle bir "ben" oluruz ki biz,böyle zamanlarda,aç olmamız açıkta kalmamız,ozon tabakasının delinmesi,kısacası hiçbir şey ilgilendirmez bizi.Sadece sesini duymak,yaşadığını bilmek yeter bize,bir adem evladının.
    Müptela oluruz.Dünyada bizim kadar seven yoktur birbibrini.Herkes kıskanır mutluluğumuzu..Bu mutluluğa sahip olan o iki kişiyse,kesinlikle eş ruhlardır.Birbiri için yaratılmışlardı.

    "görür görmez deliren ihtiyaçlar elimde değil."

    Bir tutku yaratır beynimiz farkında olmadan.Herşeyi güzel,herşeyi kutsal yaparız..Elleri,gözleri,saçları dudakları..teni,kokusu..Taparız adeta,nefes almak gibi birşey olur.Artık yaşamsal faliyetlerimizin devamı için gerekli olur.
    Çok güzeldir aslında.Sürdüğü süre zarfında.Ne kadar güsel şeyler yaşanır bi düşünsenize.Bi hatırlayın,yoklayın hafızalarınızı.Kaç defa yastığa koyduğunuzda kafanızı,ağzınız kulaklarınızda,aklınız onda uyudunuz..?Ya da alnına bir öpücük kondurduğunuzda dudağınızdan başlayıp ayak parmak uçlarınıza kadar yavaşça yayılan huzuru hissetiniz zevkle..
    Hakkını vermek lazım..Güzel günler olur,unutulmaz listesinde...


    "düşerken son bir kez yalana benimsin benim"

    Cicim ayları denen vakit..Kimimizin üç ay,kimimizin bir yıl..bittikten sonra o vakitler,başlarız bir şeyleri paylaşamamaya..Eskiden batmayanlar gözümüze,başlar batmaya..aslında ne o ne biz değişmişizdir..ama aşkın gözü kör derler ya o mesele..anlaşmazlıklar tartışmalar,kavgalar hatta ayrılıklar..Gözyaşı başlar akmaya..iner sıcak sıcak yanaklarımızdan..Ve düşer yüreğimize,yakar..
    O bile zevk verir bazen,yalan mı?Onun için,yokluğu için,yanlışı için ağlamak..İnsanız işte..Aşığız işte.
    Ama bir gün..Ki maalesef o gün hep gelir,ipler kopar,ellerimiz ellerimizden kayar ve gider..
    Ayrılırız..

    "yalansan,yalanı severim elimde değil.."

    Ve ayrılık acıları başlar.Her bi şey onu hatırlatır bize.Beraber oturduğumuz,hayal kurduğumuz bankın önünden geçerken dolar gözlerimiz istemden."Bizim şarkımız" dediğimiz şarkılar çıkar bi yerde,dayanamaz ararız özelden..
    Ve en sonunda,,sizin olan,sahibi olduğunuz bedenin bir başka bedenle yaşayabilmesine şahit olursunuz..

    Kahroluuş dedikleri bu olsa gerek değil mi..(:

    İçkiye vuranları mı ararsınız,saatlerce ağlama krizlerine mi..İntihar teşebüsleri,ya da, hadi aşalım kendimiz,biraz hayal gücü de katıp yeni geleni öldürme planları yapanları (:

    Asıl olanın kendimiz olduğunu,kendi hayatlarımızda,bizden önemli olan başka bir şey olmadığını idrak edemeyiz.Ya da tam bu noktalarda anlar bazı şanslı olanlarımız..
    Diğerlerimiz ise kendine zarar vermekten başka bir şey yapmayacaktır..
    Herşey açıktır ama görmek istemeyiz..Onun hatalarının aslında bizden kaynakladığını düşünürüz,ya da yaptığı hatalara istemeden kendimiz birer savunma buluruz.Ama gerçek olan,asla senin kadar sevmemiştir diğeri..Ya da senin gibi sevmemiştir.Ama bunu anlayamayız biz..

    "yalansan yalanı severim,elimde değil.."

    severiz işte..
    aşığızdır çünkü..
    elde değil...
    yalan mı..
    (: